Aura'nın katmanları (Subtil Bedenler)

 Aura, Evrensel Enerji Alanının varlıkların etrafında yer alan parçasıdır diyebiliriz. Aura çeşitli katmanlardan oluşur, bu katmanlar çoğu zaman süptil bedenler olarak adlandırılır, bunlar birbirlerine nüfuz eden, birbirlerini çevreleyen ardışık katmanlar halindedir. 

İçteki en yoğun olandan dıştaki en ince olana kadar aura katmanları : 

1. Eterik 2. Duygusal 3. Zihinsel 4. Nedensel 5. Eterik kalıp 6. Sezgisel 7 .Kozmik 

Bu isimler tam veya belirleyici değildir ve bireysel katmanların çoğu ve tüm sistem çoğu zaman astral beden olarak adlandırılır. 

Enerji bedeni veya auranın daha bir çok katmanı vardır. Auranın her tabakası birbirine nüfuz eder ve merkezimizde başlar. İçeriden dışarıya doğru gittikçe her seviyenin titreşimi daha incelir ve yükselir. 

 
Aura sürekli olarak değişir, duygusal ve nedensel katmanlarda baskın bir renge sahip olabilir. Stres, travma ve duygusal acı fiziksel planda hastalık olarak tezahür etmeden önce tahrif/bozulma ve bloklar olarak aurada görülebilir. Her katman aynı rakamdaki çakra ile ilgilidir. Bedene en yakın olandan dışarıya doğru tüm katmanlar bedene nüfuz eder. 

1.Eterik : Alt astral, kök çakra, iki buçuk veya beş santim yayılan mavimsi veya grimsi katman, görülmesi en kolay olan katman. Bazı insanlar içsel organların eterik dış hatlarını (taslaklarını) görebilirler. Bazıları açık mavi veya koyu mavi ızgara görürler. Hayatta kalma konuları, fiziksel beden fonksiyonu ve ağrının, zevkin, otomatik fonksiyonun vs. fiziksel duyumu. 

2.Duygusal : Sakral Çakra, yaşamlarımızın ve varlığımızın duygusal tarafları. Yumuşak çok renkli ışık bulutları olarak görünür, bedenden iki buçuk ile on beş santim uzaklıkta. Duygusal blokların ve acının olduğu yerlerde karanlık noktalar veya bulutlu alanlar ve durgun alanlar görünür. 

3.Zihinsel : Altın ızgara, Solar Plexus Çakrası, zihinsel beden düşünce işlemlerini, lineer düşünceyi yansıtır. Kişisel güç. Bu üç beden alt astraldır ve birlikte kişiliği oluşturduğu söylenir ve gebe kalınınca yaratıldığı ve ölümde çözüldüğü söylenir. 

4.Nedensel : yüksek astral, Buddhik, Kalp Çakrası, çok renkli bulutlar, kalp ve sevgi ile ilgili.Bu üç adet alt seviyeyi daha yüksek olan üç seviyeyle birleştirir, gerçekte tüm şifa enerjisi bu katmandan gelir, hem özel hem de evrensel sevginin katmanıdır ve spiritüel katmanların ilkidir. 

5.Atmik (Eterik Kalıp) : Mutluluk, boğaz çakrası, iradenin daha yüksek yanları, ilahi irade ile daha çok bağlantı, konuşma, iletişim, dinleme, sorumluluk alma. Beden etrafında mavi bir ızgara ışık balonu olarak görülür, bedenden beş santim ile on beş santim uzanır. Dengelendiği ve aktive edildiği zaman bir mutluluk hissi ve ilahi olan tarafından yönlendirilme hissi sağlayabilir. Bu zamanda insanlara daha açık oluyor. Sözün gücü, tezahür ettirme. 

6.Sezgisel (Monadik) ; keterik kalıp, Alın çakrası, çok renkli ışık iplikleri, spiritüel iletişim, kişinin farkındalığını besleyen İlahi Sevgi, tüm yaşamın Sevgisi ve her şeyle birlik. 

7.Kozmik : Evrensel, altın veya beyaz ışık ipliklerinin keterik balonu, Taç çakra, Yüksek zihin, ilahi ve spiritüel bilgi ile bağlantı ve varlığın spiritüel ve fiziksel veçhelerinin bütünleştirilmesi. 
 
MERİDYENLER 
 
Meridyenler ve çakralar bedenimizdeki bütün organlara enerji taşır. 

Meridyenleri, bedene ve bedenden dışarı enerji taşıyan elle tutulur on dört yol olarak düşünebilirsiniz. Meridyenlerinizde derin bir zeka vardır. 

Meridyenler, “noktaları” birleştiren enerji yolları, derinin yüzeyi boyunca devam eden yüzlerce minik ısı, elektromanyetik ve süptil enerji hazneleridir. Çin tıbbında akupunktur noktaları olarak bilinen bu enerji noktaları, iğnelerle veya fiziksel basınç uygulayarak enerjiyi açığa çıkarabilmek veya yeniden dağılmasını sağlayabilmek için tetiklenebilir. Akupunktur noktaları derinin yüzeyinde bulunurken, meridyenler bedenin derinliklerine doğru yolculuğa çıkar ve her bir organın ve kas grubunun içinden geçerek yolculuğunu sürdürürler. 

Meridyenler her organı ve her psikolojik sistemi etkilerler ve buna bağışıklık, sinir, endokrin, dolaşım, solunum, sindirim, iskelet, kas ve lenf sistemleri dahildir. Her sistem en az bir meridyen tarafından beslenir. Bir arterin kan taşıması gibi, bir meridyen de enerji taşır. Meridyenler, bedenin kan dolaşımına benzer şekilde enerji dolaşımını sağlayarak, canlılık ve denge getirir, tıkanıklıkları giderir, metabolizmayı düzenler ve hatta hücrelerin değişiminin hızını ve formunu da belirlerler. Bir meridyenin enerjisi tıkandığında veya düzensizleştiğinde, beslediği sistem de tehlikeye girecektir. 

Yorumlar